ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Şehir ve Haber Portalı

İsteyince , İyi Bir Ekip İle Başarabiliriz…

Almanya Nürnberg şehrine Birleşmiş Milletler Komiser”i geldiği haberini yaparak sizlere duyurmağa çalışmıştık.Bu toplantıyı 28 Eylül 2018 tarihinde düzenleyen Liberal -Alman-Türk-Forumu olarak düzenlenen toplantı ve Millet Vekili adayımız sayın Bülent Ekrem”in daveti üzerine bende orada bulunmak üzere yollara çıktık ve uzun bir yolculuktan sonra yerimizi aldık.Misafirler , sivil toplum kuruluşları başkan ve yöneticileri ile sayın Bülent Ekrem bizleri kapıda karşıladı.

Yol yorgunluğunu attıktan sonra , bizleri salona davet ettiler ve içeriye girdik.Katılım çok olmasada önemli misafirlerin bizzat orada olması bizleri olduğu kadar , organizasyonu tertipleyen arkadaşlarında yüzlerini güldürdü.Eda Aktaş hanımefendinin moderatorluğunda söz verilen Adnan Kastel beyin sunumu ve sorulara verilen cevaplarla program başladı.Ben şahsen Sivil Toplum kuruluşlarındaki başkan arkadaşları sunum yapmaları için bekledim ama , maalesef sadece Herzogenaurach derneğimiz vardı.

Oradaki olan arkadaşlar konuşmacı olarak beni laik gördüler ve kabul ederek sıramı beklemeye koyuldum.Tabii konu Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı”ydı.Sıram gelince ismim anons edildiğinde ne kadarda olsa biraz heyecanlıydım.Heyecanımı hemen yenerek toparlandım , çünkü böyle bir fırsatla sorunlarımızı en güzel şekilde sunmam gerekiyordu.Kürsüde yerimi aldıktan sonra , KOMİSER ve misafirleri selamlayarak , salonda herkesten izin isteyerek konuşmamı türkçe yapmak için istedim.İlk olarak devlet dairelerinde savcı yargıç Polis gibi devlet memuriyetliginde azınlık insanımın uzak tutulduğunu anlattım.

Daha sonra 1955-1998 yıllarında TÜRK ibaresinin yasak olduğunu ve toplumun ben türküm demesini yasaklayan Yunanistan siyasilerinin , türküm deyen insanımın 19. madde ile 60 bin üzeri insanımızın Yunanistan vatandaşlığından atıldığına şahit olduğumuzu dile getirdim.AZINLIK DEB PARTİSİ“ne % 3 barajının bilerek getirildiğini ,eğitimin bilinçli olarak çökertildiğini ve kendi kontrollerindeki okullarda çocuklarımızın iyi bir eğitim alamasina engel olunması ve bu tavrın Lozan Antlaşmasına göre aykırı olduğunu anlattimYünanistan”ın azınlık okullarında beş yıldızlı bir eğitimin verilmesinde mükellef olduğunuda vurgulayarak şöyle devam ettim.

advertising

Sırası ile derneklerimiz ve okullarımızda tabelalarından TÜRK ibaresinin kaldırıldığını , Din özgürlüğü ve azınlığın kendi din görevlilerini seçemedıgı ve var olan MÜFTÜLER Ortodoks bir Vali tarafından seçildiğini dile getirdim.Vakıf mallarımızın gasp edilerek , yunan siyasetçiler tarafından istedikleri şekilde yok edilmesine tanık olduğumuzu belirttim.Yunanistan tarafından , sadece türküm dediğimiz için açılan çeşitli mahkemeler ile azınlığa büyük para cezaları vererek caydırıcı bir politikanın izlenildiğini anlattım.

Yerel başına sıkı takip uygulanarak , yapılan radio programları sıkı takip edilerek , azınlık konuları işlendiğinde bir neden bulunarak ağır para cezalarına maruz bırakılarak seslerinin kısılmasının sağlandığını dile getirdim.2018-2019 yılı eğitim yılındaki azınlık okullarımızda kitap sorunu ve öğrenci çocuklarımızın velileri tarafından okullara gönderemediğini , bu çocuklarımızında beş yıldızlı eğitimi hak ettiklerini dile getirdim.Konuşmamın sonunda toparlarken KOMİSER”i Batı Trakya”ya davet ederek , Batı Trakya”dan ne kadar haberdar olduğunu sordum.

Cevabı alınca şok oldum.Komiser çok eski arşivlerde bazı sorunlar belirtilmiş ama sizin anlattığınızdan haberimiz YOK deyince , ne diyeceğimi şaşırdım ve devam eden komiser , davet edin bu dediklerinizi belgeleyelim dedi.Evet , bu nedemek oluyor.Çok açıkça çalışmadığımızı söyleyerek, bu konuları bizlere iletirseniz sevinirir ve gereğini yaparız demek oluyordu. Peki idarecilerimiz neler yapmış ve bizlere davamızı her platformda yürütüyoruz diyerek , bizleri oyalarcası bir hiçe saymışlar olmuyormu. Birleşmiş Milletler Parlamenterler Danışmanı Komiseri bunu diyor, Brüksel İnsan Hakları Komiseri aynen oda aynısını dile getiriyor.

Bizler neden aldatılıyoruz anlamış değilim , ama bundan sonra yeni bir dönem ve takip başlaması gerektiğine inanıyorum.Artık neyse gerçek , halkımıza radio ve kendileri yazılı basın aracılığı ile doğruların anlatılmasını bekliyoruz.Bu dava sadece idarecilerimizin kendileri için olmadığını hatırlatarak, toplumun davasıdır ve gizli hiç bir şey olmaması gerekiyor diyoruz.Ben bir yazımda dile getirmiştim , uzman bir ekip kuralım diye.Evet böylesi donanımlı arkadaşlarımız ve yüksek tahsilli gençlerimiz var.

Bu inadı ve yalanları bırakalım , yıl 2018 ve yalanlara yer olmadığını , ego ve bencillikle toplum davalarının herkez tarafından yürütülmemesini ve yürütülemeyeceğini iyi bilmeliyiz.Zararsız olan ve geçim sıkıntısında gelecek hayalleri içerisindeki bu azınlığa ne kadar zarar verdiğimizi bilmeliyiz.Masa var , el yakıyoruz .Sevgiyle kalınız

Dikkatinizi Çekebilir: