ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Şehir ve Haber Portalı

Güler misin Ağlar mısın…

Son zamanlarda gelişen olaylar Batı Trakya’da hakikaten Müslüman Türk Azınlığını derinden düşündürmeğe başladı. Hep bir ağızdan tek cümlelik bir haykırışa tanıklık ediyoruz , (YAPILAN BASKILARA DAYANAMIYORUZ, ÇÖZÜM ÜRETEBİLECEK EKİP NEDEN YOK) haykırışı.

Evet değerli okurlarım, halk artık nelerle karşılaşarak bu kriz içerisinde yaratılan sorunları nasıl aşabileceğinin kara kara düşüncesinde. Hatırlanacağı gibi SİRİZA Hükümeti Sayın Çipras başkanlığında iktidara gelirken, Vekil adayı taban ekibi ile halkın gönlünü hakikaten almasını becerdi. Azınlık son ümit budur dercesine rekor oylama ile SİRİZA Hükümetini iktidara taşıdı.

Tabii bu kadar oy oranı ile Batı Trakya iktidar hükümetten üç Vekil çıkartarak. Maalesef ama iktidar hükümet öylesi bir halkın bu iyi niyetini kullanmağa başladı ki, adeta birikim olarak kenarlarındaki olan zor gün için bulundurdukları üç beş kuruşa göz dikercesi hep halktan alarak üretemedi ve sessizliğe bürünerek adeta hiç bir şey yokmuşçası ley leylom şarkıları söyler oldu. Halk feryat ediyor kulak veren yok.

Vekillerimizi istifaya davet ettiler ki, hükümet azınlığı unuttuğundan verilecek istifalar ile hükümet düşmesini sağlanmasını istediler. Ama nafile, artık azınlığı kim dinler dercesi kulak misafiri olan bile olmadan, adeta gelecekteki kişisel hayat garantilerini düşünürmüşçesine kulaklarını tıkadılar. İş sağası yok, yatırım hiç yok ve insanlarımızın adeta ciğerleriyle beraber geleceklerini esir alarak yalnızlığa terk ettiler. Gelelim bizlerin çalışmalarına. Değerli okurlarım, dost acı söyler atasözünü bilmeyenimiz yoktur.

Azınlık sorunları ve haklarını savunarak çözüm arayacak bir ekibimiz var mı? Bizlerin ilk bu davaya başlarken isteklerimiz nelerdi? Türk olmamızı Yunan makamları ve devleti tarafından tanınması, İbadet özgürlüğü ve müftülük seçimlerini azınlık içerisinde yapılmasının tanınarak serbest bırakılması, Vakıf mallarımız, Azınlık Okullarımızdaki eğitimin beş yıldızlı olması gibi ana temel konularımız vardı. Peki, bu kadar bir süre içerisinde neler yapıldı ve hangi ses getirildi duyan var mı acaba.

Ben şahsen pekte bir çalışma ve ses getirecek girişimleri duymadım. Lozan’la imzalanan antlaşmalar apaçık ortada ve hala neyi beklediğimize bir türlü akıl mantığa sığmıyor. Azınlıklar kimlik, din, kültür eğitim olarak, yani özgür yaşayarak kendi kimlikleri ve dinleri ile yaşayacaktır diyor imzalanıyor.

Madde Madde 45 -İşbu Kesim hükümleri ile Türkiye’nin Müslüman olmayan azınlıkları için tanınan haklar, Yunanistan tarafından da, kendi topraklarında bulunan Müslüman azınlığa tanınmıştır. Peki, şöyle bir sorasım geliyor, bizler hak aramak için ciddi olarak ne yaptık ve hangi çalışmalara imza attık. Yunanistan’ın ters bir kararı bir ıssızlıkla alınacağını duyunca ver yansın etmede üzerimize yok. Bende şunu diyorum ve azınlığın bütünü de bu konuda hemfikir.

Dünya hukuk dünyası ve haklarımız bilirkişilerce hukuki anlamda masaya götürülerek ve götürülmesi gereken yerlere götürülerek aranmalıdır. Acilen azınlık hukukçu ve tarihçi bir uzman ekip ile donatılarak istişarelerin tek yumruk ile dünya platformuna taşınmalıdır. Daha 100 sene önceki tarihine ışık olamayan, Yanlış görevlerde Yanlış insanlarla bu gemi bu kadar gider ve su alarak taşıdığı mürettebat ve yolcularının sonunu hazırlar.

İnanıyorum, hepimiz çözüm için belki gecesini gündüzüne katabilir ama yetersiz olunduğuna kanaat getirerek kenarı çekilerek bilirkişi ekibin yolunu, azınlığın yolunu açmanın bir erdemlik olduğunu bilmelidir. Başarısız olmak kötüsün demek olmadığı kadar, iyi bir ekibin yolunu açmakta davaya hizmetin bir ibadet olduğuna inandığımız kadar da bir ibadettir.

Önemli olan bu ekibin en iyi şekilde seçerek görev başına getirelim. Eskiden eğitimli insan sıkıntısı vardı ve kadro yaratmak sıkıntısı vardı. Peki, şimdi pırıl pırıl insanlarımız, gençlerimiz var. Akademisyenlerimiz var, üniversiteden yetişmiş bilirkişilik taşıyan geçlerimiz var. Bunlar bu işi kaldıramaz bahanesi veya başka bir deyimlere kimse inanmaz.

Bakın NASA da İskeçe’den bir hemşerimiz var , NASA dünya birincisi uzman Profesörleri ile çalışan bir KURUM. Yok, olmaz demeyin, istersek bizler bir yıl içinde, gerek Müftülük, gerek vakıf, gerek eğitim sorunlarımızı çözeriz ve tanınırız. Sanki biz istemiyoruz gibi bir görünümle kendimize güldürmeye devam etmeyelim.

Dikkatinizi Çekebilir: