ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Şehir ve Haber Portalı

Bir Şehir Bir Yaşam ADANA

ADANA

Akdeniz’de yaklaşık olarak 160 km kıyısı bulunan Adana, eski çağlardan beri Avrupa’yı Asya’ya bağlayan önemli ulaşım yolları üzerine kurulmuştur. Adana, Toros Dağlarının güneyinde yer alan Çukurova bölgesinde, Seyhan Nehri üzerine kurulmuş bir kenttir. İl merkezini kuzeyden güneye bölerek geçen Seyhan Nehri Akdeniz’e dökülür. Seyhan ve Ceyhan Nehirlerinin suladığı ovalar oldukça verimlidir. Bu özellikler nedeniyle geçmişten bugüne bir çok medeniyet bu bölgede yaşamıştır. Sahillerimizde yer alan Karataş ve Yumurtalık ilçelerimiz antik kentler olması yanı sıra, bugün de ilimizin önemli tarih ve deniz turizm merkezleridir.

ADANA YEMEKLERİ

Yemek konusunda Adana Türkiye’nin önde gelen şehirlerindendir. Yöresel yemekleri oldukça zengin olan Adana, yemeklerinde kullanılan baharatları ile de ünlüdür. Adana denince akla gelen ilk yemek tabi ki Adana Kebap’tır. Diğer yöresle yemekleri ise;


Şırdan
Analı Kızlı
Kabak Çintme
Şalgam suyu
Karakuş Tatlısı
Bici Bici (buz ve nişasta ile yapılan tatlı)
Karsambaç Çamlıyayla (karlı tatlı)
Yüksük Çorbası
Kısır
Mahluta çorbası
Sıkma

Bir Türkü Bir Hikaye ” Ela Gözlü Nazlı Yari Görem Dedim Göremedim” Diyen Aşık Ferrahi ;

Ela Gözlü Nazlı Yari
Görem Dedim Göremedim
Boş Kalmıştır Kavil Yeri
Varam Dedim Varamadım

Gönlümün Gülü Nerede
Engeller Durmaz Arada
Yarim İle Ben Murada
Erem Dedim Eremedim

advertising

Şeker Kaymak Tatlı Dili
Kınalamış Nazik Eli
Bağındaki Gonca Gülü
Derem Dedim Deremedim

Şahinim Yok Çıkam Ava
Ne Yaptımsa Aldım Hava
Kuşlar Gibi Ben Bir Yuva
Kuram Dedim Kuramadım

Derdin Nedir Bana Anlat
Ben Kimlere Edem Minnet
Dediler Ki Bağın Cennet
Girem Dedim Giremedim

Mehmet Ali Esas Adım
Ferrahi’yi Pirle Kodum
Gurbet Elden Gelmem Dedim
Duram Dedim Duramadım

Adana/Ceyhan, Aşık Ferrahi, Nida Tüfekçi

Gönlü yaralı bir ozan Ferrahi. Dediği gibi bir yar uğruna yanıp yakılmakla geçmiş ömrü. 1934 yılında Ceyhan’ın Kıvrık köyünde doğmuş. Asıl adı Mehmet Ali Metin. Saz vurmaya küçük yaşlarda başlamış. Çevrenin sevilen bir genci olmuş Söz erliği, yanında çalıştığı ağanın kızına sevdalanmasıyla başlıyor. Ağa önceleri kızını Ferrahi’ye vermeye razı oluyor ama sonraları çevrenin dedikoduların etkisiyle bundan cayıyor.

Türkülerinden de anlaşıldığı gibi ağa kızının adı Emine’dir. İki gönlün bir olması engellenince, alır başım çıkar sıladan. Başlar gurbet ellerde sazıyla çile doldurmaya. Bundan sonra Ferrahi’nin öyküsü daha da yanıktır. Otuz yaşlarındayken bir Aşık için en önemli şeyini, sesini kaybeder. Sazıyla kalır bir başına. Bir ara evlenir ve bir kızı olur. Adım Emine koyar. Küçük Emine beş yaşından sonra babasının sesi, soluğu olur. Baba çalar, küçük Emine söyler. 1960 doğumlu olan Emine’nin söyledikleri yalnızca babasının türküleri değildir. Daha o zamandan dağarında yüz elli türkü vardır. Böylece baba-kız geçim derdini birlikte yüklenir, birlikte paylaşırlar. Yurdumuzun çeşitli yörelerinde yapılan Aşıklar Bayramları’na katılırlar.

Kubbede kalan bir hoş seda diye boşuna dememişler. İşte Ferrahi’yi artık yaşatanlar da radyolarımız Halk Türküleri dağarında bulunan bu türküler oluyor. Çünkü Ferrahi’nin dolmak bilmeyen çilesi 1969 yılının 26 Nisan günü aramızdan ayrılmasıyla tükendi. Usta aşık ardında bir bir çok koşma, güzelleme gibi türküler bırakarak göçüp gitti. Son senelerinde iki Aşıklar Bayramı’na katılmıştı. Her ikisinde de kızı Emine’yle birlikte birincilik ödülü aldı. 1967 Yılında Konya’da Mihri Hatun türkü ödülünü, ertesi yıl da yine Konya’da Köroğlu ödülünü aldılar.

Dikkatinizi Çekebilir: