ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Şehir ve Haber Portalı

15 Temmuz’da Türkiye kazandı, Doğu Türkistan ise maalesef kaybetti

15 Temmuz’da Türkiye kazandı, Doğu Türkistan ise maalesef kaybetti Biri ata vatanımız, diğeri ana vatanımız. Doğu Türkistan ve Türkiye. 15 Temmuz ihanetinde ana vatanımız Türkiye kazanırken, atavatanımız Doğu Türkistan ise maalesef büyük bir ihanetle kaybetti.

Bu mukayeseyi anlamak için tarihe hep birlikte yolculuk yapacağız. Yüreğimiz, Çin Seddi’ne dayanıp tutuşacak… (tarih: bugün) Yüzlerce Doğu Türkistan sevdalısı, ellerimizde Gökbayrak’lar, Münih’in meşhur Oktoberfest alanında toplandık. Mesafe olarak Doğu Türkistan’dan uzak kaldık diye, gönülden kopmuş değiliz ya. Bugün, Urumçi katliamı yıldönümü. Bu da Çin’i bir kez daha protestoya vesile oldu. Doğu Türkistan’da, insanlığın yüz karası toplama kamplarını da sürekli vurgulayarak Çin Başkonsolosluğu’na doğru büyük bir aşkla yürüyoruz.

Güzergah, toplam 4 km. Atılan toplu sloganlar ekseriyet almanca, ara sıra da türkçe. Bugüne mahsus icraatımız vicdanımızı biraz olsun bastırsa da, Doğu Türkistan’dan gelen haberler adeta yüreğimizi yakıyor. An itibariyle 3 milyondan fazla Doğu Türkistan’lı karındaşımız zorla kamplarda tutuluyor. Bilim adamları demir parmaklıklar arkasında. Her aileye zoraki bir Çin’li erkeğin verilmesi, içimizi yakıyor. Çin, bir taraftan Türk aile yapısına dinamit yerleştiriyor, diğer yandan da yüzlerce yıllık canım Türk-İslam eserlerini tek tek imha ediyor. Abdulkerim Satuk Buğra Han, Yusuf Has Hacip ve Kaşgarlı Mahmut’un vatanı bugün çok ama çok acı çekiyor.

Halbuki, Dünya’da 1,8 milyon km2 toprağa, zengin kültür ve yeraltı kaynaklarına, İpek yoluna sahip Doğu Türkistan, bütün insanlığa ışık tutmuş Türk-İslam Medeniyeti’nin adeta beşiği gibi. Ünlü Venedik’li denizci Marco Polo bile İtalyanların simge yemeklerinden sayılan pizza ve spagettiyi bu topraklardan getirip bütün dünyaya İtalyan patentiyle tanıtmadımı? Doğu Türkistan, her yönüyle çok zengin bir ülke. Peki ne oldu da, nasıl oldu da, bu ciğer paremiz, ata vatanımız Çin tarafından işgale uğradı? (tarih: 17 yy) Değerli okurlarım, şimdi hep birlikte geçmişe doğru derin bir yolculuk yapalım. Tarih 17 YY. Doğu Türkistan’da Abdullah Han dönemi.

Bu zamanda Doğu Türkistan’da Apak Hoca adında bir din adamı yaşıyor. Apak Hoca, devletin camilerine alternatif olarak hangar misali ibdethaneler inşaa ettiriyor. Kendine biat etmiş müritlerini de çaktırmadan devlet dairelerine yerleştiriyor. İşin garibi, adam dini de yanlış anlatıyor ve yaşıyor. Müritleri, Apak Hoca’ya karşı gelen din adamlarını aşağılıyor. Bunların yüzlerini kömürle karalayıp, eşşeğe de ters bindirip köy köy gezdirilip rezil ediliyor. Apak Hoca cemaati çok büyüyüp devletin ekonomik, eğitim ve üretimini durma noktasına getirdiğinde Abdullah Han, Apak Hoca’yı huzuruna çağırıyor. Abdullah Han, ülkede müritlerin din adı altında devlete büyük zararlar verdiklerini söyleyip Apak Hoca’yı ülke dışına sürgüne gönderiyor.

Apak Hoca sürgünde ilk soluğu Çin Sarayında alıyor ve Çin ordusuyla geri dönüyor. Doğu Türkistan, Çin askerleri tarafından işgal edilirken, Apak Hoca’nın yıllar içersinde devlete sızdırdığı müritleride Çin’li askerlere işgalde yardım ediyor. İhanete adeta çanak tutuyor. Evet değerli okurlarım, kos koca Doğu Türkistan, böyle, tarihi bir ihanetle Çin’e peşkeş çekiliyor. Bunu da Apak Hoca denilen zavallı, din adına yapıyor. Çin ise, Apak Hoca’ya ve müritlerine bugüne kadar uzanan imtiyazlar tanıyor. Ve bugün, Doğu Türkistan’da zulüm var! Doğu Türkistan kan ağlıyor…

Değerli kardeşlerim, dün Doğu Türkistan böyle, haince, yerli işbirlikçilerin yardımıyla işgal edildi. Tarih: 15 Temmuz 2016 15 Temmuz 2016’da ise buna tıpa tıp benzer bir ihaneti biz Türkler yaşamadık mı? Senaryoda, figüranlarda, takip ettikleri metotda tıpa tıp aynı değilmi? Yüce dinimizi suistimal ederek, yıllarca ihanetin kademelerini tek tek hayata geçiren, devletin kılcal damarlarına kadar yerleşen FETÖ terör örgütü, Apak Hoca’nın günümüz uzantısı, kopyası değilmi? 15 Temmuz’da Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti’ni birçok yönüyle işgale hazırlanmış Truva atlarının planlarını adeta alt üst etti.

O akşam, Müslüman Türk’ün mübarek, mücadeleci ruhu bütün vatan sathında ayağa kalkarak ihaneti adeta boğup atmıştır. Aslında, yerli işbirlikçi FETÖ ve onun ağa babaları dün Malazgirt’te, Niğbolu’da, İstanbul’da, Mohaç’ta ve Çanakkale’den bu mübarek ruhu iyi tanımaları lazım. Dün cephede kaybedenler bugün, yüce dinimizi suistimal ederek, piyonlarını devreye koydular ve yine kaybettiler. Onlarda her ne ölçüde imkan varsa, biz Müslüman Türkler’de de vatanımızı ilelebet savunacak kadar imanımız var! Gelecekte şu veya bu şekilde truva atlığına soyunacak olanlar akıllarını şimdiden başlarına alsınlar. Türk Milleti’nin Ömer Halis Demir’leri tükenmez! Bayrağa al rengi veren bütün şehitlerimizin ruhu şad olsun. (El Fatiha)

Dikkatinizi Çekebilir: